Elite Encounters

Koltuk ve Döşeme Dokuması Temizliği

İlk arabam ikinci eldi ve koltukları… tarif etmesi zor. Önceki sahibi sigara içiyordu, çocukları meyve suyu döküyordu, ben de üstüne kendi kahvelerimi ekledim. Bir gün ön koltuğa oturduğumda kumaşın rengini gerçekten fark ettim ve "bu böyle gitmez" dedim. O gün başlayan uğraş bana koltuk kumaş temizleme konusunda kitaptan öğrenilmeyecek birkaç şey öğretti. Aşağıda anlattıklarım, deneme yanılmayla, bazen de kumaşı fazla ıslatıp iki gün nemli araba kokusuna katlanarak edindiğim bilgiler.

Önce Kumaşı ve Kiri Tanımak Gerekiyor

Herkesin yaptığı ilk hata, eline geçen ilk temizleyiciyi sıkmak. Ben de öyle yaptım ve bir koltuğun sırt kısmında hafif bir renk açılması bıraktım. Şimdi işe her zaman şu iki soruyla başlıyorum: kumaş ne, leke ne?

Araçlarda genelde dokuma kumaş, kadife benzeri tüylü kumaş ya da alcantara türü süet görünümlü malzeme var. Dokuma kumaş en toleranslısı, tüylü kumaşlarda fırçalama yönüne dikkat etmek gerekiyor, süet görünümlü yüzeylerde ise ıslak temizlikten mümkün olduğunca kaçınıyorum çünkü kolayca matlaşıp lekeli bir görüntü alıyor.

Leke tarafında kabaca üç grup var:

Islak İşe Girmeden Önce: Kuru Aşama

Bu benim en çok önemsediğim adım ve yeni başlayanların en çok atladığı yer. Kumaşın içindeki kum, toz ve kırıntıyı almadan üzerine su sıkarsanız, kiri çamura çevirip lifin derinine gömüyorsunuz. Ben ilk seferinde tam olarak bunu yaptım ve kuruduğunda koltuk eskisinden daha koyu göründü.

Kuru aşamada izlediğim sıra şöyle:

  1. Paspasları, koltuk altındaki eşyaları, aradaki bozuk paraları çıkarıyorum. Koltukları mümkün olduğunca ileri ve geri kaydırıp altını açıyorum.
  2. Orta sertlikte bir fırçayla kumaşı taraklıyorum. Bu, liflerin arasına sıkışmış tozu yüzeye çıkarıyor.
  3. Elektrikli süpürgeyi dar aparatla dikişlerin üzerinde, koltuk kenarlarında ve arkalık boşluğunda gezdiriyorum. Dikiş çizgileri kirin biriktiği yer, oraya ayrı vakit ayırmak lazım.
  4. Evcil hayvan tüyü varsa bir lastik uçlu fırça veya tüy toplayıcı kullanıyorum; süpürge tek başına tüyü kumaştan koparamıyor.

Bu aşama bitince koltuklar bazen o kadar iyi görünüyor ki ıslak temizliğe gerek kalmıyor. Sadece toz almak isteyen biri buradan sonrasını atlayabilir; genel iç temizlik alışkanlığı hakkında sitedeki araç içi temizlik ve bakım anlatımı da bunu destekleyen bir sıra izliyor.

Islak Temizlik: Az Su, Çok Sabır

Kumaş döşemede altın kural şu: kumaşı ıslatmak değil, nemlendirmek istiyorsunuz. Suyun süngere geçtiği yerde işiniz zorlaşıyor, çünkü sünger kuruması günler alıyor ve o arada küf kokusu başlıyor.

Benim yöntemim:

Leke inatçıysa tek seferde bitirmeye çalışmıyorum. İki hafif tur, tek sert turdan hep daha temiz sonuç verdi. Sirke-karbonat gibi ev karışımlarını denedim; kahve lekesinde işe yaradı ama koku bir süre kalıyor ve açık renk kumaşta sararma riski var. Bu yüzden artık döşeme için üretilmiş ürünleri tercih ediyorum.

Kokuya Ayrı Bakmak

Koltuk temizlendiği halde koku gitmiyorsa kaynağı başka yerdedir. Bende bir keresinde suçlu klima havalandırmasıydı; kabin filtresini değiştirince mesele kapandı. Sızıntı, nem veya paspas altında biriken su da benzer şekilde kokunun asıl kaynağı olabiliyor. Kumaşa sürekli parfüm sıkmak yerine sebebi bulmak daha kalıcı çözüm.

Kurutma ve Sonrasını Korumak

Islak temizlikten sonra kurutmayı ciddiye almazsanız bütün emek boşa gidiyor. Ben mümkünse güneşli, rüzgârlı bir günü seçiyorum, kapıları tam açıp arabayı en az iki üç saat havalandırıyorum. Vakit yoksa körük fan ya da bir vantilatörle hava sirkülasyonu sağlıyorum. Kumaşın kuruduğundan emin olmadan koltuk kılıfı takmıyorum.

Temiz kalması için birkaç küçük alışkanlık işe yarıyor: